Uykusunun baldan tatli oldugu sabahlarda, melek öpüslerle uyandirilmaz olur. Anne bagirir:
Cabuk ol servisi kaciracaksin!
Baba kükrer:
Ne yatmasini biliyorsun, ne kalkmasini!
Sabahlari günesin dogusunu bilmez cocuk. Hic aydinlanmadan kalkar ici. Taze bir sabah, bayat bir
günün devamidir cok zaman.
Her sabah adina yuva denen, adina kres denen o yere birakilir. Baskalarinin annesinde, kendi
annesinin hasretini ceker günboyu. Sabahin köründe „benim annem ne zaman gelecek“ diye
gözyaslari eker solgun yüzüne dizi dizi.
Aksam ne uzundur. Yuva nice gürültülü.
Sevgilerini konusurlar efkarli saatlerde.
„Benim babam beni cok seviyor.“
„Hayir, benim babam beni daha cok seviyor.“
„Hadi ordan, beni hem babam hem annem daha cok seviyor.“
Baskalarinin babasi kendi cocuklarini cok severse, sanki kendi babalarinin sevgisi azalacakmis gibi...
|