Sevginin aydınlatmayacağı hiçbir karanlık yoktu çünkü...
Otobüs yolcuları elinde beyaz bir baston taşıyan genç ve güzel kadının otobüse binişini
içten gelen bir sempati ile izlediler. Basamakları geçti. Boş olduğu söylenen koltuğu el
yordamı ile buldu. Oturdu. Çantasını kucağına aldı. Bastonu koltuğa yasladı.
34 yaşındaki Susan, bir yıldır görmüyordu. Bir yanlış teşhis sonucu görmez olmuş, birden
karanlık bir dünyanın içine düşmüştü. Öfke... Kızgınlık... Kendine acıma.. Hayatta tek
dayanağı artık kocası Mark'tı.. Mark Hava Kuvvetleri'nde subaydı. Susan'ı bütün kalbi ile
seviyordu.
Susan gözlerini kaybedince, Mark karısının içine düştüğü umutsuzluğu hemen farketmişti.
Ona yeniden güç kazanması, kaybettiği kendine güvene yeniden sahip olması için yardım
etmeliydi. Susan gene kendi kendine yeterli olduğuna inanmalı, kimseye bağımlı olmadan...
|