Hüzünbaz sevişmeler (Kıran Mahallaesi)
Bu sehir... Bu kendini seven, bu kendine küs... Daglari insan sever.. Insan daga küs.. Zap suyu cana
Azrail kadar yakin.. Konusmaz.. Billur..
Vatan Dagi Kiran Mahallesinin duvari. Eteginde mezarlik. Sabah mezarliga konuyor önce.. Ne çok
mezarlik, bu küçük sehirde? Gerdanlarin gögüslerde susmasi.. Ne çok aci, bu mezarlik sehirde?
Kiran mah...allesi günesi sevmez. Agaçsizdir. Durmadan toz üretir toprak yollari. Ölebildigine toz.
Xemê Teyze Mela’ dan önce uyanir her sabah. Ve herkesler Mela’ nin sesiyle.. Allahüekber...
Ben uyanirim. Annemden sonra. Annemin adi Dado.
Rehevza Yenge oglunun tuvaletten çikmasini bekler, ogluna kizmadan. Hep gerektiginden önce ya da
sonra kizan annelerin yurdu.
Xingil, Siddik amcanin en büyük kizi. Kivir saçlari kirgin. Çikik kalçasi öfkeli. Daha altinci ayinda
yasaminin, havaya atmis dayisi, tutamamis... Bana sorsan benzemez kalçasi kalçama, herkesler topal
diyor... Önce topal diyor, sonra aciyorlar.. Belki acimak için topal diyorlar.
“Ben evlenemem. Kim ister beni? Olsa olsa kör bir Savatali.. Yol bilmeyen köylere götürecekler beni..
Ama ben isterim yakisikli olsun. Sari saçli, gözleri mavi. Sanki sinema. ..“
Xingil güzel bestas oynar. Ve ancak bestasta herkesi yenince, herkeslerin O’na topal demesi
ertelenmiyor. Adi Zehra. Kalçasi çikik. Bu yüzden Xingil.
Xem Teyze Türkçe bilmez. Radyo dinlemez. Film dinlemez, bakar. Üzülür o filmin, o acikli sahnesinde.
Çünkü kavusamaz asiklar.. Anlasilir bu sözsüz kisimlar.. Xem Teyzenin kendi diliyle aglayacagi film henüz
yapilmadi.. Avucu terler... Kocasi öleli yüz yil oldu. Evlendigi gün beklemeye baslamisti ölümünü...
Kuran’i ezbere bilirdi kocasi. Adi Müftüydü. Müftülükle ilgisi yok. Burada adi Müdür olanlar var çünkü.
Müftü, adi yüzünden ezberlemek zorunda kaldi Kurani.
Musa amca YSE’de çalisiyor ya, yüzünü israrla yikamasi rastlanti degil. Yeni müdür tirnak kontrolü bile
yapiyor. Evimize gelip kontrol ediyorlar her biseyimizi.. Olsun, misafire kötü söz söylenmez.
Ben, yatakla sonu belli, sonu kesin ve simdi ne olacaksiz bir serüven yasiyorum. Uyumakla uyanmak
yarisiyor. Uyanmak kazaniyor.
Bu kendine kizgin, devlete küs sehrin, bu kuru, bu agaçsiz, bu kirgin mahallesi, bir dilsiz sabaha daha
basliyor devlet gözetiminde. Ki devlet, üstünde “GIRILMEZ yazan bir kapi...
Spéde..
Yeni araba yapmisim telden. Ford. Biz kamyonlara özeniyoruz burda. Koca kocaman. Ve ki Gudo
gelmeden Heci Mehmed’in tarlasina, Nazo binmeden naylon çiçekli bisikletine, Qopo giciklik yapmadan
bana, arabamin ne güzelligi olabilir? Arabamin neresi Ford? Neresi tel?
Gudo... Uzun öykülü çocugu mahallemizin. Hepimizin en iyi arkadasi. Kusatanla vurur sigircigi, sigircik
ölür. Her attigini vurur O. Ziriç toplar, eritir satar. Kursun da diyorlarmis. Her çocuk zanaatinin en güzelini
Gudo yapar. Sag elinin serçe parmagi kirik. Ne komik, en iyi o vuruyor serçeleri. Ve annesi yatar
Karayollari’ nin altinda ki mezarlikta. Nüfus memuruna sorsan; adi Mehmet Salih. Annesi Gudo dermis
o’na. Mezar tasi, al aydinlik hüzün. Azize Yilmaz... Ruhuna Fatiha.
— Dört yil önce sustu annem.
— Öldü mü yani?
— Sustu! Elleri yüzümü oksadigi zaman kulaklarim isinirdi. Sesim seslerin en güzeliydi, elleri yüzümü
dolas tigi zaman. Çar sal beri nûhe.. Sustu.
— Öldü mü yani?
Simdiki annesi üvey. Annesi anne degil. Jinbab. Babanin karisi yani. O kadar.
Qopo’ nun bir kolu ötekinden kisa. Bana sorsan benzemez kolu benimkine, herkesler Qopo diyor..
Çolak.. Asil adi Rahmi. Kötü çocuk. Yoksulluk, kirden asil rengini yitirmis bir beyaz gömlek.
Zap suyuna baliga gitmek, Kiran mahallesi çocuklarinin en siradan eglencesi. Kiran mahallesi büyüklerine
kalsa en siradan yasak. Çünkü sulari tasar ve agita bogar sehri Zap. Bu yüzden dövdü babam beni.
Dövsün babam beni. Dövsün annem. Gudo’ nun anne si dövemez kimseyi. Dövmeye de susmus. Azize
adli mezar tasi aklini susmus. Gudo’ nun bir yani hep solgun. Belki bu yüzden en iyi O vuruyor serçeleri,
sigirciklari... Belki bu yüzden en çok O’nun sisiyor pazulari. Belki bu yüzden en büyügü o’nun organi.
Katramas deresine yüzmeye gidilir. Baharin bogulur, yazin yüzeriz. Katramas deresi iyi bir arkadas
sayilmaz baharda. Ama yazin hepimizin en güzel ablasi. Ablalarin en kötü yani evlenmeleri. Katramas’ in
evliligi zararsiz. Zap’ la evli. Bizi de idare ediyor. Yazin serinletiyor, boguyor baharda.
Beni Yiloko diye seviyor Remziye Teyze.
Bir sabah, kimse uyanmadan daha, kimsenin bölünmemisken yumusacik düsleri, gördüm o’nu..
kastankati karabasandi. Ellerini göge açmis:
“Xudê Xudê
Bagiriyordu.. Çocugu olmuyordu. Istiyordu ki bebegi uyandirsin o’nu gece yarisi. Bagiriyordu
gökyüzüne. Allah’tan Allah’in gökyüzünde oldugu rivayet.
“Xudê Xudê
Beni, Yiloko Yiloko, diye seviyor.
Remziye Teyze’nin kocasi igneci Memet. Dua etmez. Bu yüzden aglayamaz da.
Evimizin dami toprak. Kayak agaçlarinin hükmettigi bahçemizin ortasinda Remziye Teyze. Simli
fistaninda gözyaslari.
“Xudê Xudê
Geceleri Vatan Dagi’na çiktigimiz zaman (ve ki en çabuk Gudo tirmanirdi tepeye), isiklara bakardik.
Isiklar ipuçlariydi sehrin. Uzaktan.. Çok uzaktan, iki lüküs göz kirpardi. Bay Köyü.. Ondan sonrasi
Beytüssebap.. Sonrasi Irak. Birbirine karisir tavuklarimizla horozlarimiz.
Geceleri Vatan Dagi kendinden ürken bir gölge. Üstünde asker kireciyle ÖNCE VATAN yaziyor. Bunu
hepimiz biliyoruz. Geceleri yazmiyor.
Heci Mehmed’in tarlasinda açik hava isemeleri. Ne güzel, rüzgarin olmadik yerlere esmesi. Sopasiyla
kovalardi bizi Heci. Tarlasindaki otlari ezerdik. Tarlasinda ot yoktu. Yüzüne vurmazdik bu gerçegi.
Kaçardik.
Kiran mahallesi kiran türküleri gibi aç, susuz, yesilsiz.
Kocaman, büsbüyük... En ejderha binasiydi mahallenin ve sehrin... O kapali, o konusmayan, o kötü, o
topal, o Qupo, o Qingil, o acimaksiz CEZAEVI.. Ne kadar uzundu Xudê Ne kadar devletti!
HAKKARI KAPALI CEZAEVI Kiran Mahallesindeydi..
“Xudê.. Xudê.. ”
Ne büyük esirlik, bu küçük sehirde?
Sümbül Daginin dibinde bir kaynayan su.. Buz.. Dilin en güzel türkülerinin üstüne kurulan raki sofralari..
Her çesme dogal anason ortami bu sehirde.. Kimse karsi degil rakinin TEKEL’ ine.
Buralarda araba çesidi o kadar azdir ki, her birini sesinden taniriz.
Korkuyu kokusundan.. O kadar çoktur ki..
Ne çok korku, bu küçük dünyada?
Bu, kendine küs, daglarindan alacakli sehir...
Ve Kiran Mahallesinde mezarlik, mapushane...
Yoksulluk, kirden rengi taninmayan bir beyaz tutsaklik.
Insan kendine iltica edebilir mi?
“Xudê.. Xudê.. “
![[Resim: UWYku.jpg]](http://i.imgur.com/UWYku.jpg)
senin baban... senin baban o gemi de be ismail abi! ben biliyorum o gemide! o gemi kesin gelecek bir gün!
|